Konferans: Darwin’den 150 Yıl Sonra Evrim Teorisi
Konferans: Darwin’den 150 Yıl Sonra Evrim TeorisiAkdeniz Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Battal Çıplak, üniversitemizde “Darwin’den 150 Yıl Sonra Evrim Teorisi – Argüman Dizisinden Stratejik Bir Bilim Dalına” konulu bir konferans verdi. Evrim ve biyocoğrafya uzmanı Prof. Dr. Çıplak, Darwin’in ‘Türlerin Kökeni’ adlı kitabının 150 yıl önce 24 Kasım’da yayımlandığını, evrim teorisinin bilimsel olarak kabul görmeye başlamasının 150’nci yılında olduğumuzu ifade etti.

Üniversitemiz Fen-Edebiyat Fakültesi’nin konferanslar dizisi kapsamında Biyoloji Bölümü tarafından düzenlenen konferans, 20 Kasım Cuma günü Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Öğretim elemanları ve öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği konferansa Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fahreddin Abdullayev ile Biyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Serpil Ünyayar da katıldı.

Prof. Dr. Serpil Ünyayar’ın açış konuşmasıyla başlayan konferansta genel olarak, evrim görüşü ile ilgili kısa bir tarihi arka plandan sonra Darwin ve Wallace’ın doğal seçilim yoluyla evrim teorisi ile Darwin sonrası dönemde evrime bakış ve canlı bilimlerinde paradigmanın değişimine ilişkin bilgiler sunuldu. Konferansta ayrıca evrim bilim dalının canlı bilimlerindeki işlevselliği ve stratejik önemine dair, domatesin hikayesi ve H1N1 virüsünün evrimi örnekleri verildi.

Biyolojinin paradigmasının Rönesans dönemine kadar; ‘türlerin bağımsız olarak yaratıldığı ve değişmeden günümüze kadar var olageldiği’ biçiminde olduğunu söyleyen Prof. Dr. Battal Çıplak, yeni paradigmanın ise, ‘türlerin bağımsız olarak yaratılmadığı, süreç içerisinde değişim yaşadığı ve biyolojik çeşitliliğin bu değişimle birbirinden türediği’ şeklinde olduğunu belirtti. Canlılığın değişimine ilişkin kayıtlara geçen ilk görüşün Milet’li Anaksimander’e ait olduğunu kaydeden Prof. Dr. Çıplak, Charles Darwin ve Alfred Russel Wallace tarafından yayımlanan ‘Türlerin Kökeni’ adlı kitabın evrim teorisinin dönüm noktası olduğunu, böylelikle evrim kavramının bilim olma eşiğinden geçtiğini ifade etti.

“Günümüz bilgileri, türlerin yüzde 99,9’unun fosil kayıtlarda olduğu, sadece binde birinin yaşadığı şeklindedir” diyen Prof. Dr. Battal Çıplak, jeolojik katmanlarda fosillerin bulunduğunun ve bu fosillerin ardışıklık gösterdiğinin, en son tabaklara gelindiğinde günümüze benzer formlara rastlandığının altını çizdi.

Daha önce, insan topluluklarının fiziksel ve hastalıklara olan direnç farklılığını açıklamak amacıyla ‘doğal seçilim kavramı’nın kullanıldığına, bu terime bilim olma eşiğini geçirtenlerin yine Darwin ve Wallace olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Battal Çıplak, “Ne evrim görüşü Darwin’e aittir, ne de doğal seçilim yoluyla evrim görüşü Darwin’e aittir. Dolayısıyla bu terimler yüzünden birilerine tepki duyulacaksa bence bu Darwin olmamalıdır” dedi.

Prof. Dr. Battal Çıplak doğal seçilim yoluyla evrim teorisini ise şu şekilde açıkladı: “Türleri oluşturan bireyler varyasyon gösterirler. Bu varyasyonların bazıları gelecek kuşaklara kalıtılır. Her nesilde yaşayabilecek olandan daha fazla döl verilir. Bireylerin üreme ve hayatta kalmaları rasgele değildir. Hayatta kalan ve üremeye katılan bireyler ya da üremeye en fazla katkısı olanlar, en elverişli varyasyonlara sahip olanlardır. Bunlar doğal olarak seçilmişlerdir.”

Yetiştiriciliği yapılan tüm bitki ve hayvan türlerinin, evrimsel değişimin en açık kanıtları olduğunu savunan Prof. Dr. Battal Çıplak, “Her canlının DNA dizileri, onun evrim günlüğüdür. Yaşanan evrimsel değişimler ona kayıt edilmiştir” diyerek domatesin ve H1N1 virüsünün evrim hikayesini aktardı. Prof. Dr. Çıplak konferansın sonunda, dinleyenlerden gelen çok sayıda soruya yanıt verdi.
Haber: Derya Özcan / Fotoğraf: Yusuf Koldemir
İçerik-İletişim : Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü – (3103 & 3112)
Leave a comment
Sponsor Reklam
Kategoriler
Son Yazılar
Etiketler
Sayaç
9 Eylül 2011'den bu yana 35742 kişi ziyaret etti.Bugün toplam 11 kişi ziyaret etti.
Şu anda 0 kişi online.




