Jeotermal Enerji
09 Ağustos 2010 Yazan admin
Kategori Ders Notları, Jeoloji Mühendisliği
Jeotermal enerji, yerkabuğunun çeşitli derinliklerinde birikmiş ısının oluşturduğu, sıcaklıkları
sürekli olarak bölgesel atmosferik ortalama sıcaklığìn üzerinde olan ve çevresindeki normal
yeraltı ve yerüstü sularına göre daha fazla erimiş mineral, çeşitli tuzlar ve gazlar içerebilen
sıcak su ve buhar olarak tanımlanabilir. Ayrıca herhangibir akışkan içermemesine rağmen
bazı teknik yöntemlerle ısısından yararlanılan, yerin derinliklerindeki "Sıcak Kuru Kayalar" da
jeotermal enerji kaynağı olarak nitelendirilmektedir.
Sınıflandırılması :
Ülkelere göre değişik sınıflandırmalar olmasına rağmen jeotermal enerji, sıcaklık içeriğine
göre kabaca üç gruba ayrılır.
1- Düşük Sıcaklıklı Sahalar (20-70oC)
2- Orta Sıcaklıklı Sahalar (70-150oC)
3- Yüksek Sıcaklıklı Sahalar (150oC'den yüksek)
Düşük ve orta sıcaklıklı sahalar, bugünkü teknolojik ve ekonomik koşullar altında başta
ısıtmacılık olmak üzere (sera, bina, zirai kullanımlar), endüstride (yiyecek kurutulması,
kerestecilik, kağıt ve dokuma sanayiinde, dericilikte, soğutma tesislerinde), kimyasal madde
üretiminde (borik asit, amonyum bikarbonat, ağır su, akışkandaki CO2 den kurubuz eldesinde)
kullanılmaktadır. Ancak, orta entalpili sahalardaki akışkanlardan da elektrik üretimi için
teknolojiler geliştirilmiş ve kullanıma sunulmuştur.
Yüksek entalpili sahalardan elde edilen akışkan ise, elektrik üretiminin yanısıra entegre olarak
diğer alanlarda da kullanılabilmektedir.
1.2. Sektörde Faaliyet Gösteren Uluslararası Kuruluşlar
Jeotermal enerji sektöründe arama, üretim ve teknoloji konusunda faaliyet gösteren kuruluşlar
aşağıda verilmiştir.
IGA (INTERNATIONAL GEOTHERMAL ASSOCIATION – ABD)
UNION OIL (A.B.D)
GRC (A.B.D.)
ORMAT (A.B.D.)
MAGMA COMPANY (ABD)
GHC Geoheat Cent. (A.B.D.)
GEOTHERMAL DEVELOPMENT ASSOCIATES (ABD)
GEO HILLS ASSOCIATES (ABD)
GEOTHERMAL POWER COMPANY INCORPORATION (ABD)
JICA (JAPONYA)
KEPKO (JAPONYA)
WEST-JEC (JAPONYA)
JAPEX (JAPONYA)
MITSUBISHI (JAPONYA)
TOSHIBA (JAPONYA)
NEDO (JAPONYA)
GENZL (YENİ ZELANDA)
KRTA (YENİ ZELANDA)
DSIR (YENİ ZELANDA)
DAL (İTALYA)
ENEL (İTALYA)
AQUATER (İTALYA)
ANSALDO (İTALYA; türbin yapımı)
ENER SYSTEM (FRANSA)
BRGM (CFG) (FRANSA)
SPAC (FRANSA)
ORKUSTOFNUN (İZLANDA)
VIRKIR (İZLANDA)
ROBERTSON RESEARCH INTERNATIONAL LIMITED (İNGİLTERE)
ASEA (İSVEÇ)
PNOC (FİLİPİNLER)
PERTAMİNA (ENDONEZYA)
2. DÜNYADA MEVCUT DURUM
İlk çağlardanberi, sağlık amaçlı olarak yararlanılan doğal sıcak su kaynakları ilk defa 1827
yılında İtalya'da, asitborik elde etmek amacıyla kullanılmıştır. Daha sonra 1905 yılında
Larderello (Italya) yöresinde yine ilk defa jeotermal buhardan elektrik üretimine başlanmış ve
1912 yılında, gücü 250 KWe olan ilk turbojeneratör kurulmuştur.
1930'larda ise bu enerji İzlanda'nın Reykjavik kentinde ısıtma amacıyla kullanılmaya
başlanmıştır. 1949 yılında Yeni Zelanda Wairakei sahasında turistik bir otele sıcak su temini
amacıyla başlanan sığ sondajlara daha sonra, elektrik elde edebilmek amacıyla devam
edilmiş ve 1954 yılında 200 MWe kapasiteli bir santral kurulmuştur. 1960 da Amerika'da, 1961
de Meksika'da ve 1966 da Japonya'da santrallar kurularak jeotermal enerjinin kullanımında
önemli gelişmeler sağlanmıştır. 1992 yılı verilerine göre dünyadaki elektrik kurulu güç
kapasitesi 6.275,3 MWe ve 1993 yılı verilerine göre ısıtma amaçlı doğrudan kullanım ise
13.044 MWt'a ulaşmıştır (TABLO-1,2,3).
Dünyadaki Önemli Jeotermal Kuşaklar:
Dünyada, jeolojik özellikleri nedeniyle ( genç tektonizma ve volkanizma) birçok jeotermal
kuşak bulunmaktadır (ŞEKİL- 1).
And Volkanik Kuşağı; Güney Amerikanın batı sahillerinde bulunan bu kuşak, Venezuella,
Kolombiya, Ekvator, Peru, Bolivya, Şili ve Arjantini kapsamaktadır. Çok sayıda aktif
volkanizmanın varlığı nedeniyle, yüksek sıcaklıklı jeotermal sistemlerin bulunduğu bu
kuşaktaki jeotermal alanlar henüz çok fazla değerlendirilmemiştir.
Alp-Himalaya Kuşağı; Hindistan Plakası ile Avrasya Plakasının çarpışması sonucu oluşan bu
jeotermal kuşak, dünyanın en büyük jeotermal kuşakları arasındadır. 150 km genişliğinde ve
3000 km uzunluğunda olan kuşak, İtalya,Yugoslavya, Yunanistan, Türkiye, İran, Pakistan,
Hindistan, Tibet, Yunnan (Çin), Myanmar (Burma) ve Tayland'ı kapsamaktadır.
Doğu Afrika Rift Sistemi; Aktif olan bu sistem Zambiya, Malavi, Tanzanya, Uganda, Kenya,
Etiyopya, Djibuti gibi ülkeleri içine alır. Aktif volkanizma Kenya, Etiyopya ve Tanzanya'dadır.
Karayib Adaları; Aktif volkanizmanın hakim olduğu kuşakta, önemli potansiyel görülmektedir.
Orta Amerika Volkanik Kuşağı; Guatamela, El Salvador, Nikaragua, Kosta Rika ve Panama'yı
içine alan bu kuşakta, çok sayıda jeotermal sistem bulunmaktadır.
Bunların dışında; Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Doğu Çin, Filipinler,
Endonezya, Yeni Zelanda, İzlanda, Meksika, Kuzey ve Doğu Avrupa, Bağımsız Devletler
Topluluğu gibi ülkeler farklı tektonik oluşumlar nedeniyle verimli jeotermal sahalara sahiptir
(Geothermal Education Office, Steam Press Journal, 1993).
Dünyanın Eşi Benzeri Olmayan Jeolojik Yapıları ve Doğal Güzellikleri
27 Haziran 2010 Yazan admin
Kategori Bilim ve Teknoloji, Dünya'dan Jeoloji Haberleri, Haberler, Jeoloji Mühendisliği
İnsanlığın binlerce yıldan beri keşfetmeyi sürdürdüğü evi, Dünya tam 4.5 milyar yaşında. Bugün alışmış olduğumuz doğal güzelliklerin yanında, gördüğümüz zaman akıl sır erdiremediğimiz bir çok büyüleyici yapı mevcut.
Dünyanın bambaşka yerlerinde bulunan bu benzersiz güzellikleri görmek çok kolay değil. Ancak News.au'nun hazırladığı listede bulunan milyonlarca yılda oluşmuş bu şaheserlerden bir tanesi çok yakınımızda yani Türkiye'de.
Dalga,ABD
ABD’nin Arizona ile Utah eyaletleri arasındaki bölgede bulunan bu olağanüstü doğal yapı, kumtaşının 190 milyon yılda oluşturduğu kayalardan oluşuyor.



Mozaik Kaldırım, Tazmanya
Mozaik Kaldırım, dünyanın katı dış katmanlarının çok nadiren oluşturduğu tortul yapılardan meydana geliyor. Yeryüzü kabuğunun baskısıyla kırılan kayalar, dörtgen bloklar halinde çatlamış ve katmanlar oluşturmuş.


Beyaz Çöl, Mısır
“Sahara El Beyda” olarak bilinen Beyaz Çöl, ismini sarı kumlu çöllere kıyasla sahip olduğu beyaz kumlardan alıyor. Çöldeki devasa kayaları da güçlü fırtınaların oluşturmuş.


Kan Gölü Kaplıcası, Japonya
Kaplıcanın adını nereden aldığını anlamak için sularına bir göz atmak yeter. Kan Gölü Kaplıcası, dokuz sıcak su kaynağından oluşuyor. Japonya’nın Beppu bölgesinde bulunan kaplıcanın suları, içerdiği yoğun demir nedeniyle bu renge sahip.



Devin Geçidi, Kuzey İrlanda
1692 yılında keşfedilen ve bugün Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO) Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor. Devin Geçidi, yaklaşık 40 bin volkanik taş sütunun birbirine sıkıca kenetlenmesinden oluşuyor.



Salar de Uyuni, Bolivya
Salar de Uyuni, Bolivya’nın güneybatısında kalan dev bir tuz gölü. Gölün özelliği, sadece bir karış yüksekliğindeki suların gökyüzünü bir ayna gibi yansıtması. Bu özelliği Salar de Uyuni’yi dünyanın en büyük yer aynası haline getiriyor.



Taş Orman, Çin
Tam 400 kilometrelik bir alana yayılmış olan, dünyanın kayalardan oluşmuş en büyüleyici yapısı, Çin’deki Taş Orman. Ormandaki kayalar, kireç ve suyun etkileşimiyle çok uzun yıllar içinde oluşmuş.



Taylor Buzulu, Antarktika
Antarktika’da bulunan çok sayıdaki buzuldan biri olan Taylor Buzulu'nun, burun noktasından bir demir oksit nehri akıyor. 2009’un Nisan ayında, bilim insanları Taylor Buzulu'ndaki kükürt ve demir alaşımları üzerinde milyonlarca yıldır yaşamını sürdüren bir bakteri topluluğu bulduklarını açıkladı.



Benekli Göl, Kanada
Dünyanın mineral yoğunluğu bakımından en zengin göllerinden biri olan Benekli Göl, ABD sınırından 1.5 km ötede bulunuyor. Yazları beyaz, yeşil ve sarı renge bürünen mineral kaynağı gölün üzerinde oluşan doğal patikalarda yürüyüş yapabilirsiniz.



Kara Kaya Çölü, ABD
Kara Kaya Çölü, ABD’nin Nevada eyaletinde bulunan kurumuş bir göl yatağı. 2600 km genişliğindeki çöl, dünyanın en düz zeminli bölgelerinden biri. Çöl farklı renklerdeki sıcak su kaynaklarının yanı sıra, kurumuş taş yapılar bulunması, çöle oldukça mistik bir atmosfer veriyor.



Kristal Mağara, ABD
California eyaletinde bulunan Kristal Mağara’nın içyapısı mermerden oluşuyor. 5.5 buçuk kilometre uzunluğundaki mağaranın içindeki sıcaklık ortalama 9 santigrat.



Bungle Bungle, Avustralya
Avustralya’nın batısında kalan kayalık arazi Bungle Bungle, yuvarlak siyah ve turuncu kayalardan oluşuyor. 2003 yılında, bu bölgenin içinde yer aldığı Purnululu Ulusal Parkı Dünya Mirası listesine alındı.



Redoubt Dağı, Alaska
ABD’nin Alaska eyaletinde bulunan Redoubt Yanardağı, 1990 yılında daldığı uykudan en son 2009’da uyandı. 3 bin 108 metre yüksekliğindeki yanardağın bacasındaki duman hala tütmeye devam ediyor.



Kapadokya, Türkiye
Kapadokya, şüphesiz dünyanın en güzel yeraltı şehirlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Kapadokya, Erciyes, Hasandağı ve Göllüdağ’ın faaliyette olduğu dönemde püskürttüğü lav ve küllerin yer yüzeyinde oluşturduğu tüf tabakasından oluştu. Milyonlarca yıl boyunca rüzgâr ve yağmurun şekillendirdiği tüf yapı, binlerce sene bölgede yaşayan toplum ve uygarlıklar için barınak görevi gördü.



Kaynayan Göl, Karayipler
Dominik Cumhuriyeti’nde bulunan Kaynayan Göl, adını mavi-gri renkteki kabarcıklı suyundan alıyor. 1870 yılında İngilizler tarafından keşfedilen gölden, buharlaşma yoluyla karbondioksit ve kükürtdioksit gibi gazlar açığa çıkıyor.



Rio Tinto, İspanya
İspanya’da Sierra Morena dağlarında bulunan Rio Tinto, kan kırmızısı rengiyle ünlü. Yoğun demir içeren nehrin civarında, 5 bin yıllık bakır, altın ve gümüş madenleri yer alıyor.



Vale de Lua, Brezilya
“Ay Vadisi” adıyla da bilinen Vale de Lua, 1.8 milyon yaşında olduğu düşünülen antik bir plato. Dünyanın en eski toprak oluşumlarından biri olan bölge, yoğun kuvartz ve kristal içeriyor.



Kaynak: www.hurriyet.com.tr
http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/galeridetay.aspx?cid=37237&rid=4369
BBC: Türkiye neden depremlerden bu kadar zarar görüyor?
09 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Türkiye'den Jeoloji Haberleri

İngiliz basın-yayın organları, Elazığ'da meydana gelen depreme bugün gün boyu haber bültenlerinde geniş yer verdi.
İngiliz yayın kuruluşu BBC, arama-kurtarma çalışmaları görüntülerini ekranlarına yansıtarak haberi duyurdu ayrıca internet sayfasında, "Türkiye neden depremlerden bu kadar zarar görüyor?" başlıklı bir haber yayımladı.
Türkiye'nin coğrafi konumuna ve "deprem bölgesinde" olduğuna dikkat çekilen haberde, Türkiye'nin Avrupa-Asya ve Afrika-Arap olmak üzere iki büyük tektonik katmanın üzerinde bulunduğu belirtildi.
İngiliz Jeoloji Araştırma Kurumundan deprem bilimci Brian Baptie'nin görüşlerine yer veren BBC, Baptie'nin Elazığ'ın Başyurt beldesindeki depremin, doğu fayındaki hareket sonucu meydana geldiğini söylediğini aktardı.
İstanbul'un da deprem riski taşıdığının kaydedildiği haberde, bunun da deprem bölgelerinde dayanıklı ve güvenli binaların gerekliliğini artırdığı kaydedildi. BBC, deprem bilimci Baptie'nin İstanbul'la ilgili, "İstanbul'da gelecekte büyük bir deprem riski var. Ama ne zaman, tam neresi ve ne büyüklükte sorularına yanıt bulmak imkansız" sözlerini de aktardı.
1999 depreminin ardından Türkiye'de yeni önlemler alındığını ve güvenli binalar inşa edildiğini kaydeden BBC, ancak yetkililerin ve siyasilerin daha fazla şey yapılması gerektiğiyle ilgili uyarıda bulunduklarını bildirdi.
Sky televizyonu da, Elazığ depreminin hemen ardından çekilen görüntülere haber bültenlerinde yer vererek, Türkiye'de depremlerin sık sık meydana geldiğini, birçoğunun da Kuzey Anadolu fay hattı üzerinde olduğunu belirtti.
Dev yarıklar Burdur’u korkutuyor
08 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Türkiye'den Jeoloji Haberleri

Burdur'un kent merkezi yakınlarında son 1 ay içinde meydana gelen ve tarlaları ikiye bölen 250 metre uzunluğunda ve yaklaşık 5 metre derinliğindeki dev yarıklar korkutuyor.
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi'nde (MAKÜ) görev yaptığı süre içinde Burdur'un çeşitli yerlerinde yaptığı araştırmalarla adından söz ettiren Bilecik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Nurfettin Kahraman, Burdur'un Menderes Mahallesi’nin alt bölümlerinde dev yarıklar olduğunu ortaya çıkardı.
Son 1 ay içinde oluşan yarıklarda araştırmalar yapan Yrd.Doç.Dr. Nurfettin Kahraman, “İlk olarak 1999 yılında Marmara Depreminin ardından Burdur’un Gökçebağ Köyü yakınlarında tarlaları ikiye bölen yarıklar meydana gelmişti. Burdur kent merkezine doğru yaklaşan dev yarıklar, bu kez de Burdur'un kenar mahallelerinden biri olan Menderes Mahallesi yakınlarında ortaya çıktı. 3 hat halinde 250 metreyi aşan dev yarıklar yer yer 5 metre derinliği buluyor” diye konuştu.
Burdur’da meydana gelen dev yarıkların oluşması için 3 temel sebep olması gerektiğini savunan Yrd.Doç.Dr. Kahraman, şunları söyledi:
“Birinci neden depremdir. Bu tarz yarıkların oluşabilmesi için uzmanların ifadesiyle en az 6 veya daha büyük depremlerin meydana gelmesi gerekiyor. Bu yarılmaların meydana geldiği yerlerin yakınlarında oturan ya da o olayları gören insanlara sorduk. Hepsi de hiçbir sarsıntı hissetmediklerini söyledi. Dolayısıyla bu olayın depremle ilgisi yok. İkinci sebebi ise zemin özellikleriyle ilgisi olabilir. Üçüncü neden ise havzanın tektonik özelliklerini göz önüne alarak açıklayabiliriz.”
AĞAÇLARI BİTKİLERİ YUTUYOR
250 metre uzunluğunda ve derinliği 5 metreyi bulan dev yarıklar ağaçları bitkileri içine alıyor. Tarlaları ikiye bölen yarıklardan endişe eden köylüler ise, yarıkların oluşması sırasında herhangi bir sarsıntı hissetmediklerini söyledi.
Öte yandan yarıkların ortaya çıkmasının ardından Burdur Valisi İbrahim Özçimen, Yrd.Doç.Dr. Kahraman ile birlikte bölgede incelemelerde bulundu. Vali Özçimen, incelemelerin ardından Burdur İl Afet ve Acil Yardım Müdürü Mehmet Oral’a gerekli incelemelerin yapılması için talimat verdi.


Batıdan Beklerken Doğudan Geldi. Elazığ’da 6,0 Büyüklüğünde Deprem
08 Mart 2010 Yazan admin
Kategori Haberler, Türkiye'den Jeoloji Haberleri
|
Elazığ sabaha karşı saat 04.32'de 6.0 büyüklüğünde bir depremle sarsıldı.
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü'nün verdiği bilgiye göre, depremin merkez üssü Karakoçan ilçesi Başyurt beldesiydi.
Yerin 5 kilometre altında meydana gelen sarsıntı, yaklaşık 1 dakika sürdü.
Deprem, Erzincan, Tunceli, Malatya, Bingöl, Erzurum ve Diyarbakır'da da hissedildi.
Deprem en çok 6 köyü etkiledi. En büyük hasar ve can kaybı Kovancılara bağlı, Aşağı ile Yukarı Kanatlı, Göçmeler, Aşağı ile Yukarı Demirci, Okçular köylerinde oldu.
Özellikle Okçular Köyü'nde evlerin büyük bir kısmı yıkıldı ve çok sayıda insan hayatını kaybetti.
Depremde şu ana kadar 57 kişi yaşamını yitirdi, 50'den fazla kişi de yaralandı.
Bu arada, yıkılan binaların büyük bir kısmının kerpiçten yapılması dikkat çekti.
![]()
Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü 2009-2010 Güz Dönemi Final Programı
23 Aralık 2009 Yazan admin
Kategori Jeoloji Mühendisliği, Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü

Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü 2009-2010 Güz Dönemi Final Programı
Mersin Musali Kromit Yatakları
05 Aralık 2009 Yazan admin
Kategori Ders Notları, Jeoloji Mühendisliği, Mersin Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü, Türkiye'den Jeoloji Haberleri
MUSALİ KROMİT YATAKLARI
Musali Bölgesi’ndeki kromit yatakları Türkiye’nin Doğu Akdeniz Bölgesi’nde, Mersin İli’nin Musalı Köyü’nün kuzeybatısında, Mersin’den yaklaşık 20km mesafede yer alır.
Maden yatağı alanında yaygın olarak ultrabazik kayaçlar [serpantin=(Mg, Fe)3Si2O5(OH)4] gözlenir. Bunların üstünde kireçtaşları yer alır. Kromitin esas yan kayacı olan olivin kaynaklı serpantin, yeşilimsi-sarı renkte, alterasyon nedeniyle gevşek bir yapıya sahiptir. Belirgin bir kontak metamorfizma etkisi görülmemektedir. Saha ve civarında tektonik hareketlerle ofiyolitlerin dağ oluşturduğu bindirme fayı şeklinde rastlanır. Kromitler ince damarlar halindelacalı (benekli = leopard cevheri) ve saçınımlı siyah cevher olarak bulunur.
Musali Yataklarının görünür ve muhtemel rezervleri yaklaşık 1.100.000 tondur. 60t/gün (13.500 t/yıl) tüvenan cevher üretimi yapılmaktadır(2000). Üretilen cevherlerin ortalamatenörü % 20 Cr(?) dolayında tutulmaktadır.
Musali İşletmeleri’nin esas amacı yakın çevrede bulunan düşük tenörlü kromitlerin (yaklaşık %10 Cr) değerlendirilmesidir. İlk yıllarda açık işletme ile üretilen cevherler, örtü tabakasının artması sonucu kapalı işletmeye geçirilmiştir.

Fotoğraf: Kromit Madeni

Fotoğraf: Madenden Çıkarılan Kromit Karışımı

Fotoğraf: Kaba ve İnce Kırma Öğütücü

Fotoğraf: Sallantılı Masa(Tane boyutuna göre sınıflandırmada kullanılır)

Fotoğraf: Su ve Yerçekimi İle Zenginleştirilmiş Kromit Konsantresi

Fotoğraf: Zenginleştirilmiş Kromit
Home – Yuva Belgeseli (2009) Full Download
24 Eylül 2009 Yazan admin
Kategori Belgesel Filmler, Jeoloji Mühendisliği, Paylaşım

54 ülkede, havadan çekilen görüntülerle inanılmaz bir görsel mesaj sunan belgeselin yönetmenliğini Yann Arthus-Berntrand üstlenirken dağıtımını Luc Besson sağlıyor.
90 ülkede, milyonlarca izleyiciyle buluşacak bu görsel şölenin anlatıcılığını Glenn Close üstleniyor. Gezegenimizin geleceğini kurtarmak için hala geç değil. Ancak Home’un alanında birbirinden deneyimli isimlerden oluşan ekibinin de söylediği gibi, karamsar olmak için artık çok geç!
Yuva – Home 2009 DVDRip XviD Türkce Dublaj
http://rapidshare.com/files/24193016….com.part1.rar
http://rapidshare.com/files/24193034….com.part2.rar
http://rapidshare.com/files/24193051….com.part3.rar
http://rapidshare.com/files/24193060….com.part4.rar
Dublaj Dili : English
Gösterim Tarihi : 2009
Release Name: Home.2009.DOCU.DVDRip.XviD-CoWRY
Size: 1.38 GB
Video: XVID, 624×336, 29.9700 frm/s, 2161.921 kbit/s
Audio: AC3, 48000 Hz, 384.000 kbit/s, 6 Channels
Runtime: 93 min
Filename: cowry-home-cdx
The documentary chronicles the present day stance of the Earth, its climate and how we as the dominant species have long-term repercussions on its future. A theme expressed throughout the documentary is that of linkage; how all organisms and the Earth are linked in a �delicate but crucial� balance with each other, and how no organism can be self-sufficient.
Genre: Documentary | Drama
IMDB Rating: 7.9/10 16 votes
Directed by: Yann Arthus-Bertrand


http://rapidshare.com/files/24166454….com.part1.rar
http://rapidshare.com/files/24166464….com.part2.rar
http://rapidshare.com/files/24166487….com.part3.rar
http://rapidshare.com/files/24166561….com.part4.rar
http://rapidshare.com/files/24166650….com.part5.rar
http://rapidshare.com/files/24166777….com.part6.rar
http://rapidshare.com/files/24166834….com.part7.rar
ALTYAZI ICIN BURAYI TIKLAYIN !
Home (Yuva) DvbRip XViD Türkçe Dublaj
NTV, Dünya Çevre Günü’nde dünya ile ortak yayında. Çekimleri 3 yıl süren, gökyüzünde devri-i alemle dünyanın nasıl değiştiğine tanık olacaksınız. 90 ülkede aynı anda yayınlanacak “Yuva” (Home) belgeseli Türkiye’de NTV’nin Yeşil Ekranı’nda.
54 ülkede, havadan çekilen görüntülerle inanılmaz bir görsel mesaj sunan belgeselin yönetmenliğini Yann Arthus-Berntrand üstlenirken dağıtımını Luc Besson sağlıyor.
90 ülkede, milyonlarca izleyiciyle buluşacak bu görsel şölenin anlatıcılığını Glenn Close üstleniyor. Gezegenimizin geleceğini kurtarmak için hala geç değil. Ancak Home’un alanında birbirinden deneyimli isimlerden oluşan ekibinin de söylediği gibi, karamsar olmak için artık çok geç!


http://rapidshare.com/files/24167019….com.part1.rar
http://rapidshare.com/files/24167055….com.part2.rar
http://rapidshare.com/files/24166956….com.part3.rar
http://rapidshare.com/files/24166980….com.part4.rar
DVBRip olan paylaşım ise; NTV çekimi olup, Türkçe Dublajlıdır.
Sizler için iki sunumu da paylaşıyorum..
hangisini arzu ederseniz buyrun;
Bir belgesel tutkunu olarak tavsiyem: Bu iki paylaşımı da kaçırmamanızdır…
Vezüv Yanardağı Belgesel Filmi (Online İzle)
24 Eylül 2009 Yazan admin
Kategori Belgesel Filmler, Jeoloji Mühendisliği, Paylaşım

Vezüv Yanardağı
Vezüv yanardağı (İtalyanca: Monte Vesuvio, Latince Mons Vesuvius) Napoli’nin doğusunda bulunan, 1280 m yüksekliğindeki aktif yanardağdır.
Avrupa ana karasındaki son yüz yılı içinde aktivite gösteren tek yanardağdır. Diğer iki benzer yanardağ olan Etna ve Stromboli adalarda yer almaktadır. Vezüv’ün MS 79 yılındaki püskürmesiyle Pompei, Herculaneum ve Stabia kentleri haritadan silinmiştir. Vezüv yanardağı aynı zamanda Spartaküs’ün başlattığı isyana ilk ev sahipliği yapan yerdir. Spartaküs M.Ö. 73′te kendisiyle birlikte Capua’daki gladyatör okulundan kaçan 77 arkadaşıyla Vezüv Yanardağı’na sığınmıştır.
Vezüv’ün Hiddeti
24 Ağustos 79′da, Vezüv’den dumanlar yükselmeye başladı. Bir patlama olacağını anlayan Pompei halkı, limana doğru kaçmaya çabaladı. Gemilere binebilenler, bir daha dönmemek üzere kentten uzaklaşmaya başladılar.
Sarsıntılar başlayınca, 20 dakika kadar süren bir şaşkınlık yaşandı. Halk paniğe kapıldı ve son bir hamleyle, 600 metre uzaktaki Sarno nehrinde olan bir limana atıldılar. Ne yazık ki, bu kişilerin yolunu da bir deniz kabarması kesti.
Dev dalgalar, bindikleri gemileri birer çöp gibi yukarıya kaldırıyor ve şehrin surlarının içindeki kızgın lav denizine doğru fırlatıyordu. Zaten bu arada, gökten iri kum taneleri büyüklüğünde, çok kızgın küçük taşlar yağmaya başlamıştı.
Şehrin insanları, rastgele sağa sola koşup duruyorlardı. İçlerinde farkında olmadan Vezüv’e doğru koşanlar bile vardı. Kurtuluşu evlerinde görenler, volkandan çıkan müthiş sıcaklık nedeniyle havadaki oksijenin kısmen gaz karbonik hale dönüşmesi ile boğuldular. Faciadan, yalnızca o sırada şehirde olmayanlar kurtulabildi.




